Soytarıyı kim güldürsün. Bu hiyerarşiden nasıl kurtulmalı (Ben kendimi Don Kişot sanıyorum. Don Kişot da kendini şövalye sanarmış)
Sarhoşluk tek dayanağımız ve her halukarda sıkılıyorum ben. Sarhoş olmak istiyoruz ama o kadar çok içmemiz gerekiyor ki; midemiz izin vermiyor. Elimde kanla, oturuyorum aşağı.
Kıvrımların ele verdi yalnızlığını: kendine dönük bir çizgi! Tutsan, uzatsan helezon olacak.
Sen dışra, ben içre.
Ben, sefih.
Başımızın üstünde esrar tohumları, şarap şişeleri ve sustalılar dönüyor. Üstelik sıkıntımız ruhumuzu yamayamıyor.
ps: o kadar öte bi zaman ki bu, yazmış olduğumdan bile emin olamıyorum. zaman: hafızaya göre.
c.
20080928
20080917
TOLKTUMİ
Gitmesine göz yumamamak
Kedinin tırnaklarını kesememek gibidir
Ve sıcacık çayı içememek sıcağından
Ve halk kütüphanesinden kitap alamamak uzağından
Yakınından bir kahve her zaman iyi gelecektir.
Hayatımızdaki Rahmi ya da Receplerin hepsi iyi kalpli çaycı hayallerimize garkönayak olmak zorundalar mı?
Önünde duran çiçeğin adını bilemiyorsan;
Bilmiyorsan aslında.
Hah!
İşte o zaman konuş benimle.
c.
Kedinin tırnaklarını kesememek gibidir
Ve sıcacık çayı içememek sıcağından
Ve halk kütüphanesinden kitap alamamak uzağından
Yakınından bir kahve her zaman iyi gelecektir.
Hayatımızdaki Rahmi ya da Receplerin hepsi iyi kalpli çaycı hayallerimize garkönayak olmak zorundalar mı?
Önünde duran çiçeğin adını bilemiyorsan;
Bilmiyorsan aslında.
Hah!
İşte o zaman konuş benimle.
c.
20080905
Zerafeti Başka
Gözlerimi kamaştırırken ayın ışıltısı
Kim çevirebilir kafamı
Tanrı'nın laf anlamaz kullarına
Ki ışık hırçın, söz dinlemez
O bile koyuyor gözlerimin önüne bir "durul ziyafeti"
Zerafeti başka ışığım...
Tanrı'nın laf anlamaz kullarına
Ki ışık hırçın, söz dinlemez
O bile koyuyor gözlerimin önüne bir "durul ziyafeti"
Zerafeti başka ışığım...
* * *
Onca kumu alıp götüren sesi bile denizin,
Ayın ışığına işliyordu.
c.
Onca kumu alıp götüren sesi bile denizin,
Ayın ışığına işliyordu.
c.
-Wax Poetic, İstanbul-parça 9 eşliğinde
Deniz hafif dalgalı. Hızlı yazmak zorundayım gibi. Sanki bir soluk sonra bitecek. Sanki nefeslendiğimde karşıdan gelen dalga ağzıma girecek. Köpükleri kaşıyacak içerden sırtımı. Derilerimi dökecek gibi. Öyle geliyor bana. Sanki sırtımda yeni lekeler bırakacak. Bir balık dövmesi çizecek sırtıma, güzel gölgeli. Kocaman.
Bir de bakıyorum, sırtım olmuş balıksırtı. Pullu mullu böyle, yukarıcan gelen kıvırcık saçlarımı da içine almış. Gövdemle saçlarım ayrılmaz bir bütünlük içindeler. AHENK dediğin bu olmalı. Dalgalar gibi. İlerleyen. Ardını hiç boş bırakmayan, hep birbirinin götünü kollayan dalgalar gibi. Eller ve kalemler gibi. Yavaşça kuyruk sokumuma inmiş. Biraz erotik. Pornografik olması için yukarıdan bir tutam saç uzanıyor usulca kulağıma. Bir şeyler fısıldıyor, tıslar gibi - yavaşça. Anlamıyorum. Anlamıyorum.
15.08.08
Datça
c.
Deniz hafif dalgalı. Hızlı yazmak zorundayım gibi. Sanki bir soluk sonra bitecek. Sanki nefeslendiğimde karşıdan gelen dalga ağzıma girecek. Köpükleri kaşıyacak içerden sırtımı. Derilerimi dökecek gibi. Öyle geliyor bana. Sanki sırtımda yeni lekeler bırakacak. Bir balık dövmesi çizecek sırtıma, güzel gölgeli. Kocaman.
Bir de bakıyorum, sırtım olmuş balıksırtı. Pullu mullu böyle, yukarıcan gelen kıvırcık saçlarımı da içine almış. Gövdemle saçlarım ayrılmaz bir bütünlük içindeler. AHENK dediğin bu olmalı. Dalgalar gibi. İlerleyen. Ardını hiç boş bırakmayan, hep birbirinin götünü kollayan dalgalar gibi. Eller ve kalemler gibi. Yavaşça kuyruk sokumuma inmiş. Biraz erotik. Pornografik olması için yukarıdan bir tutam saç uzanıyor usulca kulağıma. Bir şeyler fısıldıyor, tıslar gibi - yavaşça. Anlamıyorum. Anlamıyorum.
15.08.08
Datça
c.
20080904
20080820
kırıntıları saçmadan bisküvi yeme san-at ı
böyle bir şey var evet sevgili dostlar.bisküvi aynı dilde milyonlarca farklı şekilde söylenebilen ama karşı tarafın büyük bir anlayış göstererek 'evet alırım bir tane' dediği belkide en önemli kelimedir.hemen bakalım: piksüvi, püsküğüt, bisküüt, bisküğü.. öyle değil mi ya, hepimiz dedik hepsinden bir kere.söylemek istediğim, işte insanı insan yapan da budur.lakin konumuz bu değildir.kendimize gelmeliyizdir.bu gün bu konudan söz açmışsam bu samimiyeti can yoldaşım eti burçaktan bulmuşumdur, çantamın iç cebinde acıkmamı bekler, yenmeyi bu kadar gönülden seven bir bisküğü daha, bu kadar yenilesi bir bisküüt daha yoktur benim nezdimde.
*her bir püsküğütün bir yenme adabı vardır.en can alıcı ve en ortak(!) adap kuralı hart diye ısırmamak,ısırır ısırmaz çekmemek,ısırdığımız an duraklayarak içimize çekme suretiyle, düşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz kırıntıları kurtarmaktır.etrafta güzel çocuk varsa 'ne biçin bisküvit yeyiş o' demesin diye böyle yaparız.örneğin ben saça saça yemeyi severim -belki de bu yüzden yalnızım-.. bir de ağız etrafındaki kırıntılar mevzuu vardır ki o ustalık ister, o noktaya varmak zaman alır. şimdi bizim ilk olarak yapmamız gereken hatamızı kabul etmek ve saçmadan yiyebildiğimiz her bir bisküvit için bir demir parçası almaktır dernekten.
evet sevgili dostlar,
artık kendimizi yeterli gördüğümüz bir ara ise eti cin yeme san-at ı nın inceliklerini işliycem.ki o artık dan seviyesidir, padavan gitmiş yerine jedi gelmiştir.ortamlar sizindir. her türlü halka açık mekanda korkmadan püsküvit kemirebilirsiniz.
bonapetit ey bu bıloğa sabırla zaman harcamış yüce kişilik.
d.
*her bir püsküğütün bir yenme adabı vardır.en can alıcı ve en ortak(!) adap kuralı hart diye ısırmamak,ısırır ısırmaz çekmemek,ısırdığımız an duraklayarak içimize çekme suretiyle, düşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz kırıntıları kurtarmaktır.etrafta güzel çocuk varsa 'ne biçin bisküvit yeyiş o' demesin diye böyle yaparız.örneğin ben saça saça yemeyi severim -belki de bu yüzden yalnızım-.. bir de ağız etrafındaki kırıntılar mevzuu vardır ki o ustalık ister, o noktaya varmak zaman alır. şimdi bizim ilk olarak yapmamız gereken hatamızı kabul etmek ve saçmadan yiyebildiğimiz her bir bisküvit için bir demir parçası almaktır dernekten.
evet sevgili dostlar,
artık kendimizi yeterli gördüğümüz bir ara ise eti cin yeme san-at ı nın inceliklerini işliycem.ki o artık dan seviyesidir, padavan gitmiş yerine jedi gelmiştir.ortamlar sizindir. her türlü halka açık mekanda korkmadan püsküvit kemirebilirsiniz.
bonapetit ey bu bıloğa sabırla zaman harcamış yüce kişilik.
d.
20080801
00.47
blogların en altlarındaki kaydol u 'kaybol' diye okuyorum her seferimde.usulca çıkıyorum hesaptan.
-out much ado-
burada da karşıma çıkıyor.
d.
-out much ado-
burada da karşıma çıkıyor.
d.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)