20111023

korotonomedya mail grubundan aynen aktarılmıştır:

arkadaşlar,
vandaki depremde tvlerde gösterilenden çok daha vahim bir durum var.
hükümet, sadece israil, yunanistan olarak söyleniyor ama toplam 12 ülkeden gelen yardım tekliflerini reddetmiş.

van halkı acılarının yanında açlık, susuzluk ve eksi 5-10 derecelerde soğukla mücadele ediyor.
herkes okumuştur haberleri, ama harekete geçebilmek ve destek olabilmek için körotonomedya grubunda bunu özellikle duyurmak istedim.

ptt ve mng kargo van'a ücretsiz gönderim yapacağını açıkladı.
elinizden ne gelirse lütfen bir koli yapıp gönderin.
van eğitimsen şubesi, van kadın derneği ya da van kızılay adreslerine gönderirseniz onlar örgütlü bir şekilde dağıtım sağlıyorlar.

en çok ihtiyaç duyulan malzemeler:
kışlık giysiler, kaban, bot, battaniye, bebek maması, bebek bezi, pet şişede su, iç çamaşırı, kutu süt,
kadınlar için hijyenik ped, ekmek (pakette kısa sürede bozulmayacak), el feneri-pil, kuru gıda vs.

lütfen elinizden ne geliyorsa kolileyip gönderin, ufacık bir şey bile büyük ihtiyaç giderecektir.

van eğitimsen adres:
şerefiye mahallesi cumhuriyet cad. mavi plaza kat:3 tel: 432 214 61 69

20110905

sabahtan beri beeee...

Sabahtan beri durmaksızın NTV Radyo'ya maruz bırakılıyorum. Derdim NTV Radyo'yu kınamak değil, çünkü kendilerinin bu kadar kalitesiz haber yapmayacaklarını biliyorum ama sabahtan beri Arda'nın aslında bir bok da olmayan dil sürçmesi sözleri, Mısır'ın Gazze'deki tünelleri kapatması, milli takımın bu gece mutlaka İspanya'yı yenmesi gerektiği ve Tunceli'deki polislerin öldürülmesi dışında bir tane falan haber verdi. Temcit pilavı gibi bu ne lan? Bütün gün serdar ortaç çalsa bu kadar sıkılırdım ancak heralde. Y0k. Abarttım. Ama komik oldu biraz silmiyim.

hadi bay.

20110830

İnsana hastalığının ehemmiyetini algılatacak bir aygıt hala icat edilmedi. Aşağı yukarı yerleşmiş her düzen ise, aklı selim olanları hasta olduklarına inandırmak üzere geliştirilmiştir. Şimdi sakin olun. Kemerlerinizi takın. İçler dışlar çarpımı yapacağız.

20110808

siz karşının çocuğu musunuz?

erkin gören'e bayılıyorum. üretkenliğine, yaratıcılığına, düşünmesine (evet, azaldı bu düşünen versiyonlar). konum bu değil ama. şey diycem sadece: erkin gören'le cem akaş birbirlerine benziyorlar. yani sanatın değişik dallarıyla özgün bir biçimde uğraşmaları diyebilirim buna genel bir çerçeve vermek için. ama sanırım özel olarak kadıköy ve moda da onları benzer bir biçimde etkiliyor. resmen yaptıkları müziklerden benzer hisleri alıyorum. cem akaş da severim bu arada. harbici ya. inanmadı bak. neyse.

bu. bu kadar.

20110720

’Karar verme’,’istemeyi isteme’ demiştim.Bunlara şunu eklemek gerek: hiç kuşku duymama. Hem bu ikisinin temeli bu ( ne kararından, ne de isteğinden kuşku duymamalısın ), hem de her adımda yeniden kurulması gerek ilişkinin temel taşı.’Güven’ demiyorum mahsus: Güven saf bir şeydir,epey de güçsüzdür -düşünülmemiş bir şeydir,kendiliğinden olur: vardır ya da yoktur.Benim sözünü ettiğim ‘kuşku duymama’ ise bilinçlidir, düşünülerek takınılmış bir tavır, her seferinde yeniden düşünülerek bulunan bir eylemdir(…) Bu nasıl bir tutum-kendini aldatma mı?Bilinçli bir körlük mü? Bir kabullenme mi? Hayır - hiçbiri değil.Bir bilinçlilik sadece - hem de doğruluk üzerine kurulu bir bilinçlilik.Bu, hem ‘isteme kararlılığı’,’karar verme’ isteği dediğim şeyin bir sonucu, hem de onun gereklerinden biri (…) Her an,’artık istememeye karar veriyorum’,’artık inanmayacağım’, deyip,çekip gidebiliriz,ikimiz de.(…) Bana kararsızlıkla gelmemelisin.Geleceksen, özgürce ve bilinçli bir isteklilikle gelmelisin.Bunların eksikliğinden dolayı yitirmedik mi yitirdiklerimizi?
O.Aruoba